Beni, bütün mü'minleri ve mü'mineleri mağfiret et ey Rabbim
Hergüne Bir Hadis
Bir adamın hayra sarfettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahid) arkadaşlarına sarfettiği paradır.
Bölgemizdeki Kürt Köyleri ve Bagli olduklari Asiretleri
Yaklaşık üç yüzyıl önce 1708 yıIlanııda Kulupoğlı Mustafa (tarafında yerleşim alanı olarak seçien bugünkü Kulu ilçesi ismini bu şahıstan almıştır .Ankara'nın Şereflikoçhisar, Konya'nın Cihanbeyli ilçelerine bağlı nahiye merkez olan Kulu 1954 yıilında Haymana ve Bâlâ'nın bazı köyler de İlçe sinirlarina dahil edilerek ilçe merkezi yapılmıştır.
Konya, Kırşehir ve Ankara illerinin sınırları içinde, daha çok kırsal kesimde yerleşik bulunan Reşvanlar, bu bölgede Şeyhbızın ve Canbeg aşiretlerinin yanı sıra nüfus itibarıyla en kalabalık grubu oluşturuyor. Reşvanlar buralara Besni, Kahta (Adıyaman), Nizip, Kilis (Antep), Malatya ve Maraş yörelerinden gelmişler. Gözlemler, Reşvanların konuştuğu Kürtçe’nin (Kurmanci) şive olarak, adı geçen bölgelerde konuşulan Kürtçeye yakın olduğu yönündedir.
Ayrıca Orta Anadolu’da yerleşik bulunan Reşvan aşiretleriyle aynı adı paylaşan bazı aşiretler Adıyaman’da yerleşik bulunuyor. Örneğin, Cudikanlı, Halikanlı, Celikanlı, Bereketli (Yurt Ansiklopedisi, Cilt 1, s.234).
Yabancı biri, Halikanlı birine Kürtçe,“Tu ki(çı) yi? „ (Sen kimsin?) ya da “Tu jı ku derê yî?„ (Sen nerelisin?) diye sorduğunda, „Ezî Xelıki me „ (Ben Halikiyim) ve „Ezi jı Xelıka me“ (Ben Halikanlıyım) cevabını alır.
Peki Halikan adı nereden geliyor? Halikan adı konusunda, halk arasında bazen, Reşvan (Reşwan)’ların birer kolu olan Xelıki, Omeri, Sefki, Celki, Nasıri vs. Gibi aşiret/kabile adlarının, bu aşiretlerin- bilinmeyen bir tarihteki kardeş olan reislerinin adlarına dayandığı biçiminde bir görüş ileri sürülüyor.
Ey Kürt Halkı! İttifakta kuvvet, ittihatta hayat, kardeşlikte saadet, hükümette saadet vardır. İttihat bağını ve muhabbet ipini güçlü tutun. Ta ki sizi beladan kurtarsın. Bana iyi kulak verin, size bir şey söyleyeceğim; Biliniz ki, korumamız gereken üç cevherimiz vardır; Birincisi: İslamiyettir ki, binlerce şehidimizin kanı pahasına olmuştur. İkincisi: İnsaniyettir ki, halkın nazarında akla uygun hizmetle yiğitliğimizi ve insanlığımızı bütün dünyaya göstermeliyiz. Üçüncüsü: Milliyetimizdir ki, bize meziyet vermiştir. Bizden öncekiler iyilikleriyle yaşıyorlar. Kendine yetebilen, milliyetini koruyup onların ruhlarını kabirlerinde şad eder.
Cihanbeyli ilçesine bağlı Yeniceoba beldesi, kişi başına düşen 20 bin dolar milli gelir ve yüksek yaşam standardıyla şimdiden AB standartlarını yakaladı.Yeniceoba Belediye Başkanı Fırat Kızılkaya, önceki yıllarda, beldenin girişinde ‘Küçük Almanya’ya hoşgeldiniz’ yazılı bir levha olduğunu, yurtdışında yaşayan Yeniceobalılar’ın yazlık olarak yaptırdığı lüks evler, iş merkezleri, parklar, cadde ve sokakların beldeye modern bir görünüm kazandırdırdığını anlattı.
Kulu, Ankara'ya 1 saat, il merkezine 1,5 saat uzaklıktadır. İlçe merkezinin nüfusu 28.024 (2000 yılı), toplam nüfus 72.279'dir. Tarihi Cilali Taş Devri'ne dayanan, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Galat, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerini yaşamış, İç Anadolu Bölgesi'nin ortasında Konya iline 150 km Ankara iline 100 km olan bir ilçedir. Kulu adını göçebe bir toplumun lideri olan kulubey (Kuluboğlu Mustafa) den almıstır. Zamanla adı kulu olarak kalmıstır
Sayin Köylülerimize sesleniyoruz. Bozan Köyü hakkinda böyle bir calisma yapacak kisileri ariyoruz. Sayin Muhtara sesleniyoruz. Tüm Yurt disina dagilmis yeni gelen neslimiz icin Köyümüzün Tarihcesini yazmasini istiyoruz. Yarin cok gec kalmadan, köyümüzde kalan birkac yasli insanlarla görüsüp roportaj yapip bir an önce Bozan köyü ve asireti tarihcesini buradan yayinlamak istiyoruz. DUYRULUR...
Uzmanlar, çoğu ilacın temelinde bulunan bitkilerin çaylarının da birer şifa kaynağı olduğunu belirtiyor. Bitkilerle tedavinin her zaman için ilaç tedavisinden daha uzun süreceğini belirten uzmanlar, "Bitkiler hastalığa yakalanmadan önce önlem olarak kullanılmaya başlanmalı, basit hastalıklar bitki çayları, kompresler ve bitkilerden yapılmış yağlarla tedavi edilmeli. Ciddi hastalıklarda da doktorun verdiği tedaviye paralel olarak bitkilerden yararlanılabilir" dedi. Doğada şifalı bir çok bitkiden şifalı çaylar elde edilebileceğini kaydeden uzmanlar, bitki çayı hazırlarken de şu tavsiyelerde bulundu: "Bitki çayı hazırlarken özellikle taze kaynamış klorsuz su kullanılmalı. Birçok hastalıkta klorun zararlı olduğu saptanmıştır. Suyunuzu kaynattıktan sonra bir iki dakika dinlendirin. Porselen bir demliğe önce çayını yapacağınız bitkiyi koyun ve üzerine gerekli miktarda su ekleyin. Genellikle 1 tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ot için dörtte bir litre su kullanmak gerekir. Çayın demlenmesi için 2-5 dakika yeterlidir. Kök bitkilerden çay yapacağınız zaman (zencefil, havlıcan gibi) aynı miktarda su ve bitkiyi birlikte cezveye koyup kaynatma yoluyla çayınızı yapabilirsiniz."
Havalar ısındıkça besinlerin hazırlanmalarında ve pişmiş yemeklerin saklanmalarında yapılan yanlışlar gibi nedenlerle besin zehirlenmelerinde de artma görülür.